Eki 072011
 

Akçaağaç (Acer)

Akçaağaçgiller familyasının Acer cinsini oluşturan akçaağaçların, çalı ya da ağaç biçiminde 200 kadar türü vardır. Bunların çoğunun ana yurdu Çin’dir. Türlerini çoğunun yaprakları tıpkı çınar yaprağı gibi dilimli yada “loblu”dur. Buna karşılık dişbudak yapraklı akçaağacı yaprakları üç ile yedi arasında yaprakçıktan oluşur. Kırmızı, yeşil ya da sarı renkte küçük çiçekler açan akçaağaçlar, sonbaharda kırmızının değişik tonlarına bürünen yapraklarıyla çok güzel bir görüntü oluşturur.

 

Türkiye ormanlarının %0.1’ini kaplayan akçaağaçların ülkemiz ormanlarında şu türleri bulunmaktadır;

Tatar akçaağacı (Acer tataricum L.)

Çınar yapraklı akçaağaç (Acer platanai des L.)

Fransız akçaağacı (Acer monspessulanum L.)

Ova akçaağaç (Acer campestre L.)

Dağ akçaağacı (Acer pseudoplatanus)

Akçaağacın teknolojik özellikleri

   Bu ağaç cinsinin özellikle koyu renkli bir öz odunu yoktur ve her tarafında diri odun özelliklerine sahip olup özellikle krems beyaz ile pembemsi beyaz renklerde bir odunu vardır. Özel bir koku veya tada sahip olmayıp düzgün lifli, bazen dalgalı lifli ve kuş gözü şekillerine sahip olmaktadır. Odunu sert, eğilme direnci ve şok mukavemeti yüksek ayrıca çalışması fazladır.

Akçaağacın kullanım alanları

   Akçaağaç cadde kenarlarına, parklara ve bahçelere gölgelik ya da süs ağacı olarak dikilmektedir. Şeker akçaağacının (Acer saccharum) tatlı özsuyundan akçaağaç şurubu ve akçaağaç şekeri yapılır. Ayrıca şeker akçaağacının kerestesi en değerli kerestelerden sayılır.

Akçaağacın ahşap sanayide kullanım alanları; Mobilya yapımı, kaplamacılık, musiki aletler yapımı, uçak pervanesi yapımı, tornacılık, ayakkabıcılık, parke yapımı, mutfak eşyaları yapımı, alet sapları yapımı, tüfek ağaç kısımları, cetvel tahtaları, bobin ve makaralar yapımıdır.

Ceviz (Junglas regia)

 Anayurdunun İran olduğu sanılan adi cevizin boyu çoğu zaman 30 metreye yaklaşır. Yanlara uzanan dalları ve geniş tepesi ile ceviz ağacının görkemli bir görünüşü vardır. Gençken ince, açık boz ve düzgün olan gövde kabuğu yaşlandıkça kalınlaşır ve üzeri derin çatlaklarla dolar. 20 yaşına kadar tek tük ve ara sıra meyve veren ceviz bu yaştan sonra üretken olmaya başlar; toprak ve iklim koşulları uygun olursa 100 yaşına kadar meyve verebilir. Ceviz ağaçları oldukça ılık iklimleri, besin modellerince zengin toprakları sever, güçlü kökleri çevreye uzanır ve toprağın derinliklerine kadar iner. Türkiye’de kış mevsiminin sert geçmediği her yörede yetiştirilebilir. Ülkemizin hemen hemen her tarafında özellikle tarım arazilerinin üzerinde rastlanır, fakat odun bakımından en makbul olan Kuzey Anadolu’da yetişir. Meyvesi bakımından zengin olan cevizlerde Kastamonu ve Zonguldak’ta yetişmektedir. 3 milyon civarında ceviz ağacı bulunduğu tespit edilmiştir.

Ceviz ağacının teknolojik özellikleri

Ceviz ağacı düzgün lifli ve aletlerle kolayca işlenebilir. Fazla çalışmayan, sert, ağır, mukavemet özellikleri, şok mukavemeti yüksektir. Özellikle toprağa yakın kısımlarda yaşlandıkça urlar teşekkül eder ve yıllık halkalar muntazam şekillerde gelişir. Ceviz ağacının öz odunu açık, sarımsı gri ile kırmızımsı kahverengi bazen siyaha yakın koyu kahve renklerinde olabilmekte ve bu renkler içerisinde koyu siyahımsı şeritler düzensiz bir şekilde dağılarak gayrı muntazam görünüşler meydana getirmektedir. Diri odun ise oldukça geniş olup külrengimsi beyaz renktedir. Yaşlı ceviz gövdeleri bilhassa kaplamacılıkta büyük değere sahiptir. Köke yakın kısımlarında urlar bulunmakta ve bunların üzerinde de meme gibi çıkıntılara rastlanmaktadır. Odunu gayet güzel cila kabul etmektedir.

Ceviz ağacının kullanıldığı yerler

Çok iyi cila tuttuğu için kolay kolay bozulmaz ve zararlı böceklere karşı dayanıklıdır. Bu nedenle mobilya yapımında ve ince oymacılık işlerinde aranan bir ağaçtır. Ceviz ağacının meyvesi yemiş olarak kullanılmaktadır. Meyvesinin yeşil kabuğu dokumacılıkta boya malzemesi olarak kullanılır. Yaprakları, meyvesinin yeşil diş kabuğu, dal, kök kabukları bol tanen içerdiğinden kabız yapıcı, iştah açıcı, kanama kesici bir etkisi vardır. Ayrıca kuru ceviz yaprakları kan şekerini düşürdüğü için şeker hastalığına iyi geldiği bilinmektedir.

Ceviz ağacının ahşap sanayide kullanım alanları  arasında, kaplama yapımı (özellikle öz odun kısmı), masif mobilya yapımı, tüfek kundakları, çerçeve yapımı, uçak pervanesinin yapımında, tornacılıkta, oymacılıkta yer alır.

 

Genel Kültür: Ceviz ağacı eski çağlardan beri din, mitoloji ve boş inançlarda önemli bir yer tutmuştur. Bu ağacı Eski Yunanlılar Artemis’e,, eski Romalı’larda Süpitere adamıştır. Türkiye’nin bazı bölgelerinde hala incir ağacı gibi ceviz ağacının da “tekin” olmadığına ve bu ağacın altında uyumanın uğursuzluk getirdiğine inanılır. İtalya’nın kırsal yörelerinde ceviz ağacı “cadıların ağacı” olarak bilinir ve altında uyunmaz.

Çınar (Polatanus)

 Çınarlar kentlerin isli, kükürtlü ve kirli havasına karşı dayanıklı bir ağaç türüdür. Bunun nedeni belki de hayvanların deri değiştirmesi gibi çınarında gövde kabuğunu sürekli yenilemesidir. Ağacın dış kabuğu zehirli maddeleri emerek karardığında parça parça dökülür. Ve altından, yeni bir kabuk ortaya çıkar. Gövdenin bu gri, yeşil ve sarı yamalı görünümü yalnızca çınar ağaçlarına özgüdür. Çınar ağacının taze yaprakları tomurcuk halindeyken üstleri esmer tüylerle kaplıdır; yaprak geliştikçe bu tüyler dökülür. Çınarın yaprakları geniş, el ayası biçiminde, kenarları derin parçalıdır ve sonbaharda dökülür. Çınarlar özellikle dere kenarlarındaki taşlı ve kumluk yerlerde yetişirler.

Çınargiller familyasının (palataceao) çınar cinsini (platanus) oluşturan bu ağaç türü ülkemizde doğal olarak yetişen ve suni olarak yetişen iki türü ile temsil edilmektedir. Bu türlerin adları ve yayılım sahaları şöyledir;

Doğu Çınarı (palatanus arientalis): Türkiye ormanlarında doğal olarak yetişen bu tür; ülkemizin bütün ormanlarındaki dere içlerinde, ırmak ve nehir yataklarında yaygındır. Ayrıca süs bitkisi yada gölge ağacı olarak da suni bir şekilde yetiştirilmektedir.

Amerikan Çınarı (Palatonus Accidentalis): Süs ve gölge ağacı olarak ülkemizde suni  olarak yetiştirilmektedir.

Çınar ağacının teknolojik özellikleri

Bu ağacın odunu mantarlar tarafından kolayca işgal edildiğinden pek fazla kullanılmamakta ise de kalın gövdeler yapması ve geniş öz ışınları haiz olması sebebiyle kaplama sanayiinde kullanılmaktadır. Diri odunu açık renkte 3-8 cm genişlikte, öz odun ise kırmızımsı kahverengindedir. Lifleri düzgün değil çoğunlukla dalgalıdır. Odun orta derecede ağır, orta derecede sert, orta derecede elastiki, iyi bir şok mukavemetine sahiptir. Çalışması orta derecededir.

Çınar ağacının kullanım alanları

   Büyük kentlerin çoğunda park ve bahçeleri, meydanları, cadde ve yol kenarlarını çınar ağaçları süsler. Ayrıca yakacak odun olarak da kullanılmaktadır.

Çınar ağacının ahşap ahşap sanayide kullanım alanları; kaplama yapımı, mobilya yapımı, parke yapımı, alet şapı yapımı, küçük kutu yapımı, fıçı malzemesi yapımıdır.

Genel Kültür: Bazılarının yaşı 1.500 yılı aşan ulu İstanbul çınarlarından çoğu bulunduğu yerin ya da tanık olduğu olayın adıyla tek tek bilinir. Örneğin yedi parçalı gövdesi nedeniyle “yedi kardeşler çınarı” olarak anılan Büyükdere’deki ulu çınar kesildiğinde en az 1000 yaşındaydı.

Osmanlı imparatorluğunun ilk başkenti olan Bursa’daki ünlü çınarlardan biride ilginç bir söylenceye konu olan “Ulufe çınarı” dır. Bu söylenceye göre Sultan I. Murat, erkek çocuk doğurarak ordusuna asker kazandıran bütün analara maaş bağlatmış. Bir gün padişahın huzuruna çıkan bir kadın erkek çocuk doğuramadığı, ama diktiği çınar ağacının da bir oğul kadar değerli olduğunu söyleyince padişah bu kadına maaş bağlanmasını buyurmuş, sonradan Bursa başkent olduğu sürece askerlerin maaşları, yanı ulufeleri hep bu çınarın altında dağıtılmış.

Dişbudak (Fraxinus)

 Kuzey yarı kürede dişbudaklar zeytingiller familyasının Fraxinus cinsini oluşturur. Diş budaklar bileşik yapraklı ağaçlardı; her yaprak, aynı yaprak sapına bağlı olan, genellikle tek sayıda bir kaç yaprakçıktan oluşur ve yaprakları kışın dökülmektedir.

Ülkemiz ormanlarından % 0.4’nü kaplayan dişbudakların ülkemizde bulunan türleri ve yayılış alanları şöyledir;

Çiçekli dişbudak (Fraxinus ornus): Türkiye’nin kıyı bölgelerinde yetişir.

Adi dişbudak (Fraxinus excelsiar): Marmara ve Karadeniz bölgelerinde yaygın bölgelerinde yaygın olarak bulunur.

Sivri meyveli dişbudak (Frxinus oxyucorpa): Türkiye genelinde görülür.

Dişbudak ağacının teknolojik özellikleri

Yaşlı ve kalın çaplı ağaçlarda diri odun dar bulunduğu için bu ağacın yüksek olan elastiklik özelliğinden faydalanmak için özel olarak yetiştirmek ve yüksek çaplara erişmeden kesmek gerekmektedir. Odunu hafif, sert, dayanıklı, düz damarlı, elastikiyeti yüksek ve yüksek şok mukavemeti yüksek ve yüksek şok mukavemetine sahiptir.

Diş budak ağacının kullanım alanları

  Esnek ve bükülebilir olduğu için tekne yapımında yaygın olarak kullanılmakta beraber tenis raketi vb. spor araçlarının yapımında da kullanılmaktadır. Türkiye’de park, bahçe ve caddelerde gölgelik ve süs ağacı olarak yetiştirilir. Koku, renk ve tat verici maddeler içermediğinden kuru ya da sıvı besin maddeler için fıçı yapımında da kullanılmaktadır.

Diş budak ağacının ahşap sanayiinde kullanım alanları; spor malzemesi, mobilya yapımı, parke yapımı, araba yapımı, bükme eşya yapımı, uçak malzemesi yapımı, sandal kürekleri yapımı, fıçı yapımı, alet sapı yapımı ve vagon yapımıdır.

Genel Kültür: Diş budak ağacının en tanıtıcı özelliklerinden biri meyveleridir. Tek tohumlu ve kanatlı olan meyveler dönerek havada uçabilirler.

Gürgen (Carpinus)

 Huşgiller familyasının Carpinus cinsini oluşturan gürgen ağaçlarının 25 kadar türü vardır. Kuzey yarı kürenin yerli bitkileri olan bu türlerden yalnızca birinin anayurdu Kuzey Amerika, diğerlerinin ise Avrupa ve Asya’dır. Kısa yaprak döken bu orman ağaçları bazı yerlerde tek tek ya da küçük gürgenlikler halinde bulunuyorsa da çoğu kez başka ağaçlarla, özellikle meşeyle karışık ormanlar oluşturur.

Gürgenlerin dalları gövdenin alt bölümünden çıkar ve öbür ağaçlarınki gibi yana değil yukarıya doğru gelişir. Açık baz renkli gövde kabuğu ağaç gençken düz ve pürüzsüzdür, yaşlandıkça kararır ve çatlar. Yaprakların kenarları dişli ve alt yüzeyi tüylüdür.

Türkiye ormanlarının %2.7’sini kaplayan gürgenlerin ülkemiz ormanlarında iki türü mevcuttur. bunların adları ve yayılış sahaları;

Adi Gürgen (Corpinus betulus L.): Trakya’da ve Karadeniz2in kıyı kesimlerinde genellikle meşe, kayın ve kestane ağaçlarıyla karışık ormanlar halinde yaygındır.

Doğu gürgeni (Carpinus orientalis mill.): Güney ve Güneydoğu Anadolu’da genellikle meşe, kayın ve kestane ağaçlarıyla karışık ormanlar halinde yaygındır.

Gürgenin teknolojik özellikleri

   Gövde yapısı düzgün değil olukludur. Açık renkli bir öz odununa sahiptir. Odunu ağır, sert, orta derecede eğilme mukavemetine sahiptir. Odunu ağır, sert, orta derecede eğilme mukavemetine sahip olup fazla çalışan bir odun yapısı vardır.

Gürgenin kullanım alanları

   Kullanış yerleri olarak araba yapımı, tornacılık, et kütüğü yapımını, tokmak yapımını, alet sapı yapımını, kızak yapımını, ayakkabı çivisi yapımını ve ziraat aletleri yapımını sayabiliriz. Ayrıca odunu yakacak olarak da kullanılmaktadır.

Huş (Betula)

 Huşgiller familyasının Betula cinsini oluşturan bu tür güzel görünümü ve kolayca soyulan açık renk kabuklarıyla tanınır. Huş ağacının yaklaşık 40 türü vardır. Türlerden bazıları çalı ya da ağacık boyunu aşmazken bazıları 30 metreye kadar boylanabilir. Soğuğa karşı çok dayanıklı olan huş ağaçları kuzey yarı kürenin en soğuk bölgelerinde dahi yaygın olarak bulunmaktadır. Huş ağacının yaprakları ilkbaharda altın sarısıdır, yazın koyu yeşile dönerler, sonbaharda yeniden sararır ve kışa doğru dökülen yapraklar çürüdüğünde toprak için değerli bir gübre olur.

Ülkemiz ormanlarının % 0.1’ini kaplayan huş ağaçlarının ormanlarımızda bulunan türleri ve yayılış sahaları;

Adi huş (Betula pendulla)

Tüylü huş (Betula pubescens)

Kızılağaç yapraklı huş (Betula medwediewi Reg)

Ormanlarımızda bu üçtür; Doğu Anadolu’nun yüksek yerlerinde ve kuzey doğu Anadolu’da tek tek yada başka ağaçlarla karışık olarak bulunur.

 Huş ağacının teknolojik özellikleri

  Diri odun sarımsı veya kırmızımsı beyaz renktedir ve koyu renkte bir öz odununa sahip değildir. Çoğunlukla öz lekelerine rastlanır. Odunu sert, ağır, mukavemet özellikleri ve şok mukavemeti iyidir ayrıca odunu ince ve yeknesak tekstürdedir.

Huş ağacının kullanım alanları

  Oldukça çabuk büyüyen huş ağaçları, yangından sonra çıplak kalan alanları yeşillendirmede kullanılır. Kuzey Amerika’da odun kömürü, kontraplak ve yer döşemesi yapımında kullanılmaktadır. Ayrıca su geçirmeyen gövde kabuğundan Kanada yerlileri kano yapmaktadır.

Huş ağacından ahşap sanayiinde kullanım alanları, kontraplak yapımı, parke yapımı, mobilya yapımı, kaplamacılık (urlu huş), uçak kontraplakçılığı, tornacılık, oymacılık, yağ fırçaları yapımı, makara yapımı, alet sapı yapımı ve ayakkabı ağaç çivisi yapımıdır.

Ihlamur (Tilia)

Ihlamurgiller familyasının Tilia cinsini ıhlamur ağaçlarının 30 kadar türü vardır ve hepsi kuzey yarıkürenin ılıman bölgelerinde dağılmıştır. Ormanlarda başka ağaçlarla karışık olarak dizilen yaprakları uzun sapı, yürek biçiminde ve kenarları dişlidir. İlk baharda açan uçuk sarı renkli çiçekler üçlü ya da beşli demetçikler halinde yaprak koltuklarından sarkarlar.

Ülkemiz ormanlarının % 0.5’ini kaplayan ıhlamur ağaçlarının ülkemizde bulunan türleri ve yaygın olduğu bölgeler;

Gümüşsü ıhlamur (Tilio orgentea): Karadeniz bölgesinde yaygın olarak bulunur.

Kafkas ıhlamuru (Tilio rubra): Karadeniz bölgesinde yaygın olarak bulunur.

Büyük yapraklı ıhlamur (Tilio platyphyllas): Karadeniz bölgesinde yaygon olarak bulunur.

Ihlamur ağacının teknolojik özellikleri

  Öz odun hüvviyetinde koyu bir renk özelliğine sahip olmayan kremsi beyaz veya soluk kahverengimsi bir oduna sahiptir. kuru iken hiçbir koku yada tadı yoktur. Odunu yumuşak, hafif, ince ve yeknesak bir tekstürde ve düzgün lifli olup aletlerle kolayca işlenebilir. Kururken kalınlık ve genişlik itibari ile fazlaca çalışsa da kullanıldığı zaman çarpılma ve çalışma göstermez.

 Ihlamur ağacının kullanıldığı yerler

   Ihlamur ağacının çiçeklerinin solunum ve sinir sistemini yatıştırıcı bir etkisi vardır. Ihlamur ağacı ve gölge ve süs ağacı olarak parklara, yol ve cadde kenarlarına dikilmektedir. Ihlamur odunu yiyeceklerin kokusunu ve tadını hiç bozmadığı için meyve, sebze sandıklarının yapımında kullanılabilir.

Ihlamur ağacının ahşap sanayide kullanım alanları; oymacılık, tornacılık, heykelcilik, sandık yapımı, arı kovanı yapımı, pancur yapımı, mobilya yapımı, piyano tuşlarının yapımı, kurşun kalem yapımı, resim tahtaları, kaplama altlığı olarak, kontraplak yapımı ve talaş imalatıdır.

  Karaağaç (Ulmus)

 Kuzey yarım kürenin görkemli orman ağaçları olan karaağaçların yaklaşık 18 türü vardır. Karaağaçgiller familyasının olmuş cinsini oluşturan bu tür kışın yapraklarını döken iri ağaçlardır. Yaprak kenarları ince tırtıklı ve sivri uçlu yaprakların tabanı çarpıktır, başka bir deyişle yaprağın orta damarının iki yanında kalan bölümleri tabanda aynı noktada birleşmez. Yaşlandıkça kalınlaşan ve derin çatlaklı bir görünüm olan kabuğu, ağacın değerli odununu dış etkilerden korur.

 

Türkiye ormanlarının % 0.”’sini kapsamaktadır. Ülkemiz ormanlarında karaağacın üç türü bulunmaktadır, bu türlerin adları ve yayılış sahaları şöyledir;

Ova karaağacı (ulmus campestris): Türkiye ormanlarının hemen hemen her yerinde görülür.

Dağ karaağacı (Ulmus glabra): Türkiye ormanlarının  hemen hemen her yerinde görülür.

Hercai Karaağaç (ulmus effusa): Kuzey Anadolu be Rize’de görülmektedir.

Karaağacın teknolojik özellikleri

 Karaağaç odununda diri odun, olgun odun ve öz odun olmak üzere üç tabaka mevcuttur. Diri odun yarı çapının 1/3’ü ile ½’si kadardır. Hercai kara karaaağçta yarı çapının 2/3’ünden geniştir. Diri odun sarımsı beyaz renkte, öz odun ise kırmızımsı kahverengi ile çikolata rengi arasındadır. Olgun odun ise her ikisi arasında bulunup diri odundan koyu ve öz odundan daha açık olan kısımdır. Bu ağacın odunu sert, ağır, yüksek şok mukavemetine sahip ve elastikidir. Karaağacın bükülme hassası mükemmeldir.

Karaağacın kullanım alanları

 Karaağaç park, bahçe ve cadde kenarlarında süs bitkisi ve gölgelik olarak kullanılmaktadır. Suya dayanıklı olan odunu gemi yapımında kullanılmaktadır.

Karaağaçların ahşap sanayiinde kullanım alanları; Mobilya yapımı, gemilerin iç kısmında, vagon ve araba yapımında, kaplama yapımı (özellikle unlu ağaçlardan), kontraplak yapımı, parke yapımı, tornacılık, sandık – kutu – fıçı yapımıdır.

Kavak  (Populus)

 

Çoğunlukla yol tarla ve akarsu kenarlarında görmeye alıştığımız kavak ağaçlarının kuzey yarı küreye dağılmış 30’u aşkın türü vardır. Romalılar her yerde bolca yetişen bu ağaçlara “halk ağacı” adını vermişler. Kavak ağaçlarının bilimsel cins adı (Populus) da Latince “halk” anlamına gelir.

Kavak ağaçları bazı ayrıksı örnekler dışında genellikle 20-35 metre arasında boy atar. Ağaçların yaprakları üçgen, oval ya da yürek biçiminde, kenarları genellikle dişli, sapları köşeli ya da silindiriktir. Kavak ağaçları ılıman iklimli yerleri sever. Akarsu kenarlarında iyi yetişmesine karşın su tutan ağır topraklarda iyi bir gelişme göstermez. Işığa fazlaca gereksinim duyan ağaçlar çok çabuk büyürler.

Türkiye ormanlarının 5 0.8’,ine yayılmış olan kavak ağaçlarının türleri ve yayılma sahaları;

Kara kavak (Populus nigra): Nehir ve su kenarlarında sık sık  görülmektedir.

Ak kavak (Populus alba): Bütün ormanlarımızda görülmekle beraber güney ve güney doğuda yaygındır.

Titrek kavak (Populus tremula): Bütün ormanlarımızda görülmekle beraber güney ve güney doğuda rastlanır.

Servi kavağı (Populus usbekistanica’nın usbekistonica alt türü): Orta ve Doğu Anadolu’da yaygındır.

Fırat Kavağı (Populus euphratica): Güney ve güneydoğu Anadolu’da yaygındır.

Boz Kavak (Populus conescens): Ülkemizin hemen hemen her yerinde rastlanmaktadır.

Kavak ağacının teknolojik özellikleri

   Titrek kavak odunu hariç diğerlerinde koyu renkli öz osun teşkilatına rastlanır. Öz odun sarımsı açık kahverengidir. Diri odun ise beyaz sarımsı beyaz renklerdedir. Odunu parlaktır. Odun hafif, yumuşak, aletlerle kolay işlenir, düzgün lifli, mukavemeti düşük, orta derece elastiki ve orta derecede .şok mukavemetine sahip ve oldukça fazla çalışan odunu yapısı vardır.

Kavak ağacının kullanım alanları

  Kavaklar yaygın biçimde rüzgar çiti, gölge ve süs ağacı olarak dikilir, ama en çok ekonomik açıdan değerli odunu için yetiştirilir. Odunu yakacak olarak da kullanılmaktadır.

Kavak ağacının ahşap sanayiinde kullanım alanları; Mobilya yapımında, kaplama altlığı olarak, kibrit yapımında, kontraplak yapımında, fıçı yapımında ve ambalaj sandığı yapımıdır.

  Kayın (Fogus)

 

Kuzey yarı küreye yayılmış değerli orman ağaçlarından olan kayınların 10 kadar türü vardır. Hepsi kışın yapraklarını döken bu türler kayıngiller (Fogaceae) familyasının Fogus cinsini oluştururlar. Kayınlar son derece dayanıklı, güzel görünümlü ve düzgün kabuklu ağaçlardır. Ortalama 30 metreye kadar boy atabilen kayınların dallara hafif dişli, dalgalı ya da düz kenarlıdır.

Türkiye ormanlarında sadece bir tür ile temsil edilen Doğu Kayının (Fagus orientalis Lipsky); doğal orman sahasındaki oranı %8.5tur. kuzey, Batı ve Güney Anadolu ve Trakya’da bulunursa da esas geniş yayılış olanı Karadeniz ormanlarıdır.

Kayın ağacının teknolojik özellikleri

   Bu ağacın diri odunu kırmızımsı olup umumiyetle 80-100 yaşını aşmış her yaşlı ağaç gövdesi içerisinde daha koyu şeritleri kırmızımsı kahverenkli yabancı bir öz odunu mevcuttur. özodunu sert ve ağır, sok mukavemeti yüksektir. Buharlama işlemi yapıldıktan sonra rahatça bükülebilmektedir. Kuruma sırasında fazlaca çalışır ve çatlar. Buna karşın yalancı öz odunda trakeler tül teşekkülatı ile dolu olduğundan emprenyede güçlükler meydana gelir. Bunların yanı sıra iyi derecede cila kabul eder.

 Kayının kullanım alanları

Ortalama 30 metreye kadar boy atabilen bu ağaçlar sık yapraklarla donanmış dalları sayesinde bulundukları yerde neredeyse ışığı sızdırmayacak kadar koyu bir gölge yaparlar; bu yüzden de yaygın biçimde süs ve gölge ağacı olarak yetiştirilir. Kayın ağacının kızıl kahverengi fındıksı meyveleri bazı orman hayvanları için iyi bir besin kaynağıdır. Ayrıca kümes hayvanlarının beslenmesinde kullanılan meyvelerden Avrupa’nın bazı bölgelerinde yemeklik yağda çıkarılmaktadır. Yakacak odun olarak da kullanılmaktadır.

Kayın ağacının ahşap yapımında, ambalaj, kontraplak yapımında, araba yapımında, alkolsüz içecekler için fıçı yapımında, oyuncak yapımında, parke yapımında, ayakkabı kalıbı yapımında, ambalaj sandığı yapımında, sandal ve fırın kürekleri yapımında, mobilya yapımında, alet sapları yapımında, ayakkabı topuğu yapımında, maden direği yapımında ve iyi emprenye edildiği taktirde travers yapımıdır. Bunların yanı sıra kağıt hamuru imalinde de kullanıldığı bilinmektedir.

Kestane (Costanea sativa)

 Kestane ağaçlarının kuzey yarı küreye dağılmış 10 kadar türü vardır. Bunlardan en yaygını ve en tanınmış olanı Anadolu kestanesidir (Castonea sativa). Anayurdu Güney Avrupa, Kuzey Afrika, Türkiye ve Kafkasya olan bu ağaç ülkemizdeki tek kestane türüdür.

Ilıman iklimleri ve gölgeli yerleri seven kestane normal koşullarda 30 metreye kadar uzayabilir. Yanlara uzanan sık dalları ve geniş tepesiyle oldukça görkemli bir görünüşü vardır. Gençken düzgün olan gövde kabuğu yaşlandıkça çatlaklarla dolar. Boyu 30 santimetreye varan uzun mızraksı yapraklarının ucu sivri, kenarları dişli, üst yüzü ise tüylüdür.

 

Kestane ağacı ülkemizde genellikle Marmara ve Karadeniz ormanlarında yetişir. Kestane ağacının ülkemiz orman sahasındaki oranı %1.4’tür.

Kestanenin teknolojik özellikleri

  Diri odunu 2-5 halkadan ibaret olup çok dar ve kirli sarımsı beyaz renktedir. Öz odun açık ile koyu kahve renkleri arasındadır. Çürümeye karşı öz odun ise açık koyu kahve renkleri arasındadır. Çürümeye karşı öz odun tanen ihtiva ettiğinden çok dayanıklıdır. Kestane odunu orta derecede sert, orta derecede ağır, eğilme kabiliyeti düşük ve şok mukavemeti orta derecededir. Tanende zengin bir odunu olup, kolay işlenebilmektedir.

Kestanenin kullanım alanları

   Kestane ağacının meyvelerinin karbonhidratça zengin olduğu bilinmekte ve eski çağlardan bu yana değerli bir besin kaynağı oluşturmaktadır. Kestane ağacının odunları mobilyacılıkta kullanım alanı bulmaktadır. Bursa’da ise kestane ağacı şekerlemesi yapılan iri kestaneler yetiştirilmektedir. Ayrıca odunu yakacak olarak kullanılmaktadır.

Kestane ağacının ahşap sanayide kullanım alanları; bu ağacın odunu kerestesi olarak, bükme mobilya yapımında, kaplama yapımında, gemi inşaatında, tel direği olarak, fıçı yapımında, alt sapı yapımında, bahçe çiti yapımında, küfe ve sepet yapımında kullanılmaktadır.

Kızılağaç (Alnus)

 

Kuzey yarı kürenin serin ve nemli bölgelerinde yaygın olan kızıl ağaçların 30 kadar türü vardır. Asıl yayılış alanları kuzey yarı küre olmakla birlikte hemen hemen hepsi sulak yerleri ve akarsu kenarlarını seven bitkilerdir. Kışın yaprağını döken ağaç yada çalı yapısındaki kızılağaçların uzunlukları 5 metre ile 20-30 metre arasında değişir. Kızılağaçların genellikle çiçeklerden sonra oluşan kenarları testere gibi dişli, oval yaprakları vardır.

 

Türkiye ormanlarının %0.9’unu kaplayan kızıl ağaçların ormanlarımızdaki türleri ve yayılış sahaları şöyledir;

 

Adi kızılağaç (Alnus glunitosa): Türkiye genellikle yetişmektedir.

Sakallı Kızılağaç(Alnus barbata): Doğu Karadeniz’de yaygındır.

Yüre yapraklı Kızılağaç (Alnus cordiflara)

Doğu kızılağacı (Alnus orientalis): Güney ve Güney Batı Anadolu’da.

Kızılağacın teknolojik özellikleri

 Odunun rengi kırmızımsı beyazla açık kırmızımsı kahverengi arasındadır. Boyuna kesitlerde özelliklerine rastlanır. Bazı ağaçların odunlarında patolojik öz odununa rastlanır. Odunu yumuşak, hafif, kolay işlenebilir ve çalışması azdır. Mukavemet özellikleri yüksek olmayıp, şok mukavemeti de düşüktür.

Kızılağacın kullanıldığı alanlar

   Sudan kolay etkilenmediği ve dayanıklı olduğu için köprü, iskele, kayık yapımında kullanılır. Bol tanen içeren gövde kabuklarından dericilikte yararlanılır. Park, bahçe ve cadde kenarlarında süs ve gölge bitkisi olarak yetiştirilir.

Kızıl ağaçların ahşap sanayinde kullanım alanları, Kontraplak yapımı, mobilya yapımı, kaplama altlığı olarak, dökümcü modellerinin yapımı, kibrit ve kurşun kalem yapımı, tornacılık ve oymacılıktır.

Genel Kültür: Huşgiller familyasının Alnus cinsini oluşturan bu türler, huş ağaçlarından tohumları döküldükten sonra bile ağacın üzerinde kalan küçük, odunsu kozalaklarıyla ayırt edilir.

Kiraz

Yetiştiği yerler

Dünya üzerinde genel yayılışı Avrupa, Kafkasya, Türkiye ve Kuzey Afrika’dır. Karadeniz bölgesindeki ormanlarda dağınık olarak kiraza rastlanır. Ancak Türkiye’de yaygın olarak bahçelerde yetiştirilir. Ağaç boyu 15-20 m’ye kadar uzayabilir. Ülkemizde özellikle Kuzey Anadolu’da karışık yapraklı ormanlarda, örneğin Demirköy, Belgrad ormanı, Düzce-Akçakoca, Sinop-Boyabat dolaylarında meşe-kayın ormanlarında, Artvin’in yüksek kesimlerinde (1600 m), Kütahya-İnönü arasında 900 m yükseklikte doğal bulunur. Uzun yıllardan beri de ülkemizde kiraz geniş alanlarda yetiştirilmektedir (Sapanca, Yarımca, Kütahya, Tekirdağ gibi).

Amerikan kirazı 0,58 gr/cm3, Japon kirazı 0,63 gr/cm3 yoğunlukta olup kiraz ile aynı kullanış yerlerinde değerlendirilirler .

Yapısı

Kullanılabilir gövde uzunluğu 6-8 m’dir. Gövde orta çapı 0,6-0,8 m olup gövde şekli silindiriktir. Diri odun 2,5-5 cm genişlikte, sarımsı ile kırmızımsı beyaz renkte, öz odun taze halde biraz daha koyu olup sarımsı ile açık kırmızımsı kahverenginde olup giderek koyulaşır. Taze halde iken buharlanan materyalin rengi kırmızımsı kahverengine dönüşerek mauna benzer bir renk kazandırılır. Tekstür oldukça ince ve yeknesak, lifler düzgün, ince iğne çizikli, parlak ve çok dekoratiftir. Yıllık halka sınırları ve öz ışınları çıplak gözle, traheler lup altında görülebilir. Radyal kesitte öz ışını levhacıklarını çıplak gözle görmek mümkündür. Düzgün lifli malzeme iyi bir şekilde işlenmektedir. Körleştirme etkisi orta derecededir. Liflerin düzgün bulunmadığı kısımlarda kesiş açısı 20o olarak alınmalıdır. Yapıştırılması, çivilenmesi, renk verilmesi iyidir. Çok  mükemmel cila kabul eder. Çarpılmaya eğilimi fazladır. Oldukça hızlı kurutulabilir. Kullanım yerinde stabilitesi orta derecededir. Diri odun anobiumlara karşı hassas, lyctuslara karşı dirençlidir. Öz odun orta derecede dayanıklıdır. Öz odun güç emprenye edilir. Piyasada kereste ve kaplama halinde bulunur. Göbek odunlu ağaçlar grubundandır. Dış odunu dardır. Dağınık gözeneklidir, gözenekleri ilkbahar dokusunda iri, sonbahar dokusunda incedir. Yıllık halka sınırı belirlidir. Düz çizgili veya dalgalı damar desenleri yapar. Ancak damar desenleri fazla belirgin görünmez. Öz ışınlar gruplar oluşturarak yüzeye parlaklık verir. İnce ve sıkı dokulu, sert bir ağaçtır. Zor yarılır, rahat ve kolay işlenir. Fizik etkilere dayanımı zayıftır. Rendelendiğinde düzgün ve parlak bir yüzey verir. Kururken çok çalışır ve iyi perdah edilebilir. Hava kurusunun özgül ağırlığı ortalama 0,60 gr/cm3’tür.

Kullanıldığı yerler

Mobilya ve iç mimaride masif ve kaplama olarak kullanılır. Tornalı ve oymalı işlerde, markiteride, müzik aletleri ve bilimsel aletlerin yapımında, modelcilikte aranan bir gereçtir. Kaliteli işlerde kirazın yalnız göbek odunu kullanılmalıdır. Mobilya, lambri, dekoratif marangozluk işleri, son derece dekoratif kesme kaplama levhaları, kapılar ve duvar kaplamalarında kullanılır .

  Meşe (Quercus)

 Kestane ve kayın ağaçlarıyla aynı familyada yer alan meşeler kuzey yarı kürede yaygın değerli ağaçlardır. Kayıngiller familyasının Quercus cinsini oluşturan bu ağaçların 450’yi aşkın türü vardır. Türkiye’de kendiliğinden yetişen 18 kadar meşe türü saf halde ya da başka ağaçlarla karışık olarak geniş orman ağaçları oluşturur. Meşeler bir bölümü yaz kış yeşil kalabilen, bazısı ise kışın yapraklarını döken ağaçlardır. Yaprakları genellikle oval biçimli, kenarları toplu yada dişlidir. Meşelerin gençleri pürüzsüz yapılı, düz gövde kabuğu yaşlandıkça kalınlaşır ve derin çatlaklı bir görünüm alır.

Meşeleri beyaz meşeler, kırmızı meşeler ve daimi yeşil meşeler diye üç sınıf altında incelemek gerekir.

Beyaz meşeler:  Bu meşe gurubuna giren en önemli türler ve yetişme alanları;

Kasnak meşesi (Quercus peduncu): Türkiye’ye özgü bir türdür, yani dünyada başka hiçbir şey yetişmez. Başlıca Kütahya, Afyon Karahisar, Konya, Isparta, Eğridir yörelerinde yetişir. Bu türün bulunduğu ormanlara kavak ormanları denmektedir.

Saplı meşe (Quercus geduncu liflora C. Koch): Trakya, Marmara, Kuzeybatı Anadolu’da dere yataklarında ve yamaçlarda küçük guruplar halinde yaygındır.

Sapsız meşe (Quercus sessiliflora Salibs): Trakya, Marmara ve Karadeniz ormanlıklarında çoğunlukla saf ormanlıklar oluşturur.

Çoruh meşesi (Quercus dschorachensis K. Koch): Trakya, Karadeniz sahili, Çoruh vadisi ve Artvin’de yaygındır.

Macar meşesi (Quercus conferta Kitt): Trakya, Batı Anadolu’da yaygındır.

Mazı Meşesi (Quercus infectoria Oliv): Türkiye’nin her yanında rastlanılmakla beraber en fazla Güneydoğu Anadolu’da yaygındır.

Beyaz meşelerin teknolojik özellikleri

 Beyaz meşelerin diri odunu dar olup sarımsı beyaz renktedir. Öz odun ise esas itibariyle yetişme muhitine göre farklı olmakla beraber sarımsı kahverengidir ve öz odunda orakelerin içerisi Tül teşkilatı ile doludur. Bu meşe türlerinin öz odunu ağır, sert ve özellikle öz odunu dayanıklıdır. Eğilme ve lif istikametinde basınç mukavemeti yüksek, orta derecede elastiki, yüksek şok mukavemetine sahip, iyi cilalanır, iyi tutkallanır ve iyi çivi tutar. Çalışma oranı fazla olduğundan kurutulması güçtür ve kurutulur iken çatlar.

Beyaz meşenin kullanım yerleri

 Günümüzde önemli bir kereste kaynağı olan meşe ağaçlarının sert ve sağlam odunları mobilya, tarım aletleri, parke ve fıçı yapımında kullanılır. Bu ağaçların yalnızca odunlarından değil, başka organlarında faydalanılır. Örneğin meyveleri hayvanlara yedirilir, dallarından mangal kömürü hazırlanır. Ayrıca bol tanen içeren gövde kabukları, meyve çanakları ve bazı türlerin özellikle mazı meşesinin mazıları deri sepilemekte kullanılır ve tanen kaynağı olarak kullanılır.

Beyaz meşelerin ahşap sanayiinde kullanım alanları;

Mobilya yapımında, tarım aletlerine sap yapımında, parke yapımında, fıçı yapımında, yapı kerestesi olarak, şev ve köprü inşaatlarında, küçük gemi yapımında, araba yapımında, çit kazığı olarak kullanılmaktadır.

Kırmızı meşeler: Bu meşe gurubuna giren en önemli türler ve yetişme alanları;

Saçlı meşe (Quercus cerrist): Memleketimizde çok geniş bir yayılış gösterir. İngilizler bu türe Türk meşesi (Turkey Oak) ismini vermişlerdir.

Palamut meşesi (Quercus aegilops): Batı, Güney ve Güney-Doğu Anadolu’da rastlanır.

Lübnan meşesi (Quercus libani Oliv): Batı, Güney ve Güney – Doğu Anadolu’da rastlanmaktadır.

Kırmızı meşenin teknolojik özellikleri

 Kırmızı meşelerde diri odun ekseriyetle geniş ve sarımsı kahverenginde, öz odun ise kırmızımsı kahverengidir. Odun beyaz meşelere nazaran sert ve ağır olup daha kahverengidir. Mukavemet ve dayanma bakımından değeri düşüktür.

Özellikle öz odundaki trakelerin içersi tül teşekkülatı ile dolu olmaması dolayısıyla beyaz meşelere nazaran daha iyi emprenye edilir.

 Kırmızı meşe kullnaım yerleri

 Kullanış yerleri bakımından beyaz meşelerden farklı olmakla beraber dayanıklılığının ve mukavemetinin daha düşük olması ve kolay yarılması sebebiyle beyaz meşeler hiçbir zaman tercih edilmez. Palamut meşesinin meyve, kadeh ve tırnakları %20-40 tanen ihtiva ettiğinden ve diğer memleketlerde (Yunanistan’da az miktarda) bulunmadığı için dünya monopolunu elinde tutan memleketimiz için bir döviz kaynağı teşkil eder. Saçlı meşe türlerinden harp yıllarında şişe mantarı yapıldığı bilinmektedir. Daha iyi emprenye edilmesine rağmen suyu sızdırdığı için fıçı ve tekne yapımında da kullanılamaz.

Kırmızı meşeler ahşap sanayide, dayanıklılığın mukavemetinin düşük olması nedeniyle kullanım alanı yoktur.

 Daimi meşeler: Daimi yeşil meşelerin ağacı durumunda bulunmaları ve ahşap sanayiinde kullanım alanın olmaması nedeniyle haklarında fazla bilgi vermeye gerek duyulmamaktadır.

Şimşir

Yetiştiği yerler

Küçük bir ağaç olan şimşir büyük boy kereste vermez. Karadeniz’in doğusundan Kastamonu ve Zonguldak’a kadar uzanan bölgede yetişir. Ülkemizde üç doğal türü yetişmektedir. Bunlar; adi şimşir, uzun yapraklı şimşir ve adi şimşirin bir alt türüdür. Adi şimşir Kuzey Anadolu’da yaygın, güneyde ise lokal olarak görülmektedir. Ayrıca Karadeniz sahillerinde, Batı ve Güney Anadolu’da bulunur. Uzun yapraklı şimşir, Amanos dağları, Andırın ve Antalya çevresinde tespit edilmiştir.

 Yapısı

Memleketimizde özgül ağırlığı en yüksek odun şimşir odunudur. Odunu açık ile koyu sarı renkte olup belirgin bir öz odunu yoktur. Çok ince ve yeknesak tekstürdedir. Odunu güç yarılır. Hava kurusunun özgül ağırlığı 0,92-0,95 gr/cm3 arasında değişir. Lifler ekseriyetle düzgün değildir. Olgun odunlu ağaçlar grubundandır. Dağınık gözenekli bir ağaçtır, gözenekleri çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktür. Yerli şimşirde öz ışınlar görünmez. Çok ince ve sık olan yılhalkaları belirli şekilde birbirlerinden ayrılmaz. Bu yüzden radyal ve teğet kesitinde canlı damar deseni yoktur. Çok sıkı yapılıdır, zor işlenir, zor yarılır. Çok düzgün ve parlak yüzey verir. Esnektir, fiziki etkilere karşı çok dayanıklıdır. Değişen hava koşullarından çok az etkilenir. Böcekler ve mikro organizmalar tarafından kolay yıkımlanmaz. Az çalışır. Boyanma ve verniklenme niteliği ortadır.

 Kullanıldığı yerler

Küçük ölçülü fakat üstün nitelik isteyen işlerin yapımında şimşirden yararlanılır. Tornalı işlerde, müzik aletlerinin küçük bölümlerinde, ders aletleri, mekik, makara, tavla pulu, satranç taşı, tarak, biblo, yapımında kullanılır. Ticarette kilo ile satılır. Kakmalı işlerde ve filato hazırlamada değerlendirilir. Ayrıca gemi makaraları, tahta kaşık ve baston yapımında kullanılmaktadır.

 


Gelen aramalar:


  One Response to “Bazı ağaç türleri ve özellikleri”

  1. nerelerde yetiştiklerini de yazarsanız daha iyi olur bu şekilde hiçbir anlamı yokkkkk